
|
|
GİDECEĞİM BURALARDAN
ASİYE KARATAŞ
Gideceğim buralardan
Avuçlarımda bir demet beyaz papatya
Ve cebimde gökyüzünden çaldığım şimal yıldızım.
Sevdam sizin olsun,
Yıldızlar sizin .
Dönüp arkama bakarsam,
Pişmanlık duyarsam şerefsizim !
Belki de
Bekli de kayan yıldızlar vardı bir yerlerde;
Adını hiç bilmediğim,hiç görmediğim uzak kentlerde
kayıp giden yıldızlar
Nice dilekler,nice sevdalar vardı ardı sıra kim bilir
bende bir yıldız kayar mı diye bekledim her gece ;
benim de dileklerim vardı
umutlarım kendimce .
oysa burada yıldızlar kaymıyor.
Burada umut yok !
Sevda yok!
Yarın yok!
Gideceğim buralardan
Dudaklarımda mırıldandığım yıkık bir ezgi
Geride bıraktığım solmuş papatyam,yıldızım,
Birde SEN !
Hani ,asla vazgeçemem sandığım sen !
Gözyaşım sizin olsun,
Yarınlar sizin.
Dönüp arkama bakarsam,
Pişmanlık duyarsam ŞEREFSİZİM !
|
|
İsyan değil ümit ölüm
Yanmış kavrulmuş bir külüm
Beni bırakma ey gülüm
Sar ki toprak olayım
Sar ki seni bulayım.
SERZENIS
Asiye KARATAŞ
Yıldızlarda terk edip gitti ya beni;
Umutlar gibi,
Bahar gibi, ecel gibi, sen gibi.
Ben yine arar oldum karanlıkta umudu,
Ben yine ağlar oldum sensizliğime,
Bir başıma.
Bahar da terk etti kış etti beni.
Aldırma !
Ben dururum ayakta.
Ölümcül bir yalnızlık benimkisi
Çekerim tek başıma.
Azan bir yara var ta yüreğimde.
Dokunma !
Dokunma ezelden gelen küskünlüğüme,
Sensizliğime .
Aldırmaz oldum artık kaderime.
Alışamadım bir türlü sevgisizliğe.
Kırılma !
Bir sevdaydı, bir masaldı benimkisi
Geçti ;gitti...
Öyle ki ;
Yıldızlar bile terk edip gitti.
|
|
|
HAYAT,ÖLÜM VE ATEŞ
İÇİMDE BÜYÜYEN SİTEM
CEHENNEME EŞ.
BU GECE
ASİYE KARATAŞ
Bu gece sarhoşum ben,
Tutmayın beni dostlar !
İçimde ne kalmışsa ,
Bu fasıl çıkacaklar.
Uçmuş ,mazide kalmış
Kurduğum tüm düşlerim
Ve yaşama dair sevdalı gülüşlerim.
Yakın canımı canlar !
Bu gece bendensiniz.
Zaten tüm sevgileri bana zehir ettiniz.
İşte !geride mahcup,
Birkaç damla gözyaşım
Ve ardı sıra gelen bu son hıçkırıklarım.
Bu gece mutsuzum ben ,
İlişmeyin a dostlar!
Bırakın boğsun beni bu gece gözyaşlarım.
Bırakın boğsun beni vefasız yoldaşlarım.
YILDIZ
ASİYE KARATAŞ
Sen ey koca yıldız
Ben burdayım diyorsun
Elini kolunu sallayıp
Bana göz kırpıyorsun
Çok uzaktasın bana
Gelemem ki yanına
Boşuna boy gösterip
Tuz basma şu yarama
Şu evrende yalnızım
Kayıversen yanıma
Uzatsam kollarımı
Alır mısın yanına
Gel diyorsun yanıma
Gelemem ki uzağım
İçinde kaybolmuşum
binbir türlü tuzağın
karanlığın içinden
bir göz kırpıp kalbime
yan diyorsun yanamam
Ben kendimden uzağım
Düşlerimdeki gerçek
Gerçekteki hayalsin
Neden bu cilve bu naz
Beni benden edersin
Ah bir dile gelsen de
Dertleşsen bir benimle
Yüreğim daralıyor
Su serpsen yüreğime
Bu beden çekmez gibi
Bunca ağır sıkleti
Bir vuslat vakti diye
Senelerce bekledi.
|
|
|
GEÇEM DEDİM
ASİYE KARATAŞ
Avuçlarımdan kayıp gitti yıldızlar
Tutam dedim uzandım gökyüzüne
Boşlukta kaldı elim
Uçtu gitti umutlar
Şimdi gülüp geçem dedim
Geçem ümitlerden geçem geceden
Yüreğimi küstüren
Boş sevdalar istemem
Kim alıp götürecek
Bu uçurum yalnızlığı
Kim tutacak elinden
Soğuk taş duvarların
Bırakın beni gidem
Gidem bu soğuk ilden
Eller içinde kalan
Altın kafes istemem
Yalnızlığın ortasında
Hep aynı hikayeler
Çığlıklar yankılanır
Değişmez bu yazğı, değişmez kader
Bırakın gidem dedim
Gidem bu karanlıktan
Yüreğimi daraltan
Boş umutlar istemem
KARANFİL
(ELİFCE)
DİLEK
ASİYE KARATŞ
Bir dilek tut benim için
Kayıp giden yıldızlardan
Ümit olsun,sevgi olsun,
Aşk olsun.
Bir dilek tut benim için
Uçan beyaz güvercinden
Buram buram vuslat olsun
Müjde olsun
Aşk olsun.
Bir dilek tut bizim için
Akıp giden şu zamandan
Ümit olsun,yarın olsun
Ne olursa olsun
Bizim olsun
|
|
|
KAYBOLAN EŞŞEK
ASİYE KARATAŞ
Bir gün bir köylü düşmüş yollara
Deli divane kaybolan eşeğin aramaya
Demişler:bilgin bir zat var batıda
Buldurur eşeğini bir anda
Yollara düşmüş köylü varmış huzura:
_aman efendim demiş durum böyle böyledir.
Bilgeliğinize geldim bizim eşek nerdedir?
Bilgin bakmış köylüye demiş:_ağlaman boşa,
Buluruz eşeğini gerek yok hiç telaşa.
Sonra dönmüş bilgin zat bir grup talebeye,
Demiş:_tanrı seven ,ana seven,
yar seven bir köşeye
can seven ,doga seven,
dünya seven bir köşeye
ayırmış seven sevmeyen diye
Bir tek talebe kalmış gruplara girmeyen
Bilgin sormuş:_ evladım bir şeyi sevmez misin?
Sevgisiz yaşanmıyor bunu hiç bilmez misin
Talebe mahçup demiş:
_Sevemiyorum efendim ne çare,
Sevginin yeri yok benim kalbimde
Bilgin dönmüş köylüye :_aradığın eşek mi ?
Buyur işte!
ÜZÜM
ASİYE KARATAŞ
Farklı memleketlerden yola çıkan üç yolcu
Karşılaşmış bir kavşakta gurbet ele giderken
Diller ayrı ayrıymış,gidişat aynı
Uzun süre susmuşlar konuşmamışlar birden
Türk bir şeyler söyler arapla rum anlamaz
Arap konuştu mu Rumla türk anlamazmış
Durum böyle olunca ,ya hep susar
Ya da anlaşmak için didinip dururlarmış.
Derken yol ortasındapara bulmuş türk olan
Arap demiş bununla Annep alalım hemen
Olmaz demiş Rum olan:Odediğini ben bilmem
İsrafil isterim başka bir şey istemem
Türk demiş ne senin ne de senin isteğin
Parayı ben buldum üzüm isterim.
İsrafildi,annepti,üzümdü derken
Birbirine girmiş bizim üç yolcu.
Uzun uzun kavgalar tartışmalar
Yarılmadık kafa göz kalmamış kavga sonu
Ellerinde parayla tartışıp dururlarken
Bir bilge geçmekteymiş civardan
Demiş:söyleyin nedir oğullar derdiniz?
Böyle kavga dövüş birbirinizi yersiniz.
Üçüde kendince dertlerini söylemiş
Bilgin:verin şu parayı az bekleyin siz demiş.
Bilgini hakem seçen üç yolcu
Üç şeyi bu parayla nasıl alacak derken
Bilgin çıkagelmiş elinde bir kap üzüm
Demiş:anlaşmak için önemine bak dilin
İstediğiniz aynı şey buyurun yiyin.
TAHLİL
ASİYE KARATAŞ
İçimden şiirler yazıyorum
Yıkılası yüreğim
Ağlayası gözlerim var
Birde ilham perisi
....
her sözü ,her sitemi
beynime kazıyorum
Gönlüme kazıyorum
Yazamıyorum.
Zaman bozdu her şeyi
Deforme oldu sevmek
Ben bile değişmişim ;
Biraz et biraz göbek.
Geçmişi anıyorum
Çok acıklı bir şarkı çıkmadıkça
Ağlamıyorum
Yeni türküler söylemeli
Yeni düşler kurmalı
Yeni hayallerle süslemeli zamanı
Yol uzun yol zahmetli
Kurulan tüm düşler gerçekleşince
Hayat pek kasvetli
Bir kaleme sarılmışım
Dört duvar,bir kalem ve bir kağıt
Bir de yan odada uyuyan ev arkadaşım
Yani kocam can yoldaşım.
İkinci sesim
Sesimin başladığı yerde
Son nefesim
Her sözüm bir duvara çarpıyor
Duvarlar gönlüme ruhuma set çekiyor
Bekliyorum duyan olur anlayan olur diye
Görünmüyor duyulmuyor hıçkıran sesim
Sesim, ah SON NEFESİM.
|
|